Sevdicegim uyuyo ben uyuyamiyorum belki uyanir diye bekliyorum
Şimdi düzenli olarak sevgilim bloğumu kontrol ettiği için bu post ona. Girdiğinde böyle bi ukalaca bakacak sonra sevinecek hehe :)))9)
Seni çok seviyorum şapşirikkkk ^_^
#11.05.13
Hayata karanlık baktığım günler geride kalmıştı artık.
Canım acımıyordu.
Her dakikamı karamsarlık denen illet sarmıyordu.
Nefes alışlarım bile düzene girmişti artık.
Geceleri rahat uyuyor, sabahlara ise zinde ve mutlu kalkıyordum.
Dedim işte hayata artık karanlık bakmıyordum..
Neden diye soran vardır sormayan vardır ama cevabı basitti.
İhtimal bile verilemeyecek bir şey gerçek olmuştu işte.
O geri gelmişti.
Kadınımm..
Bencil ve cimri geçirdiğim hayatımı (para konusu değil tabi ki cimrilikten kasıt) paylaşabileceğim tek kişi geri gelmişti. Artık her şey onun olabilirdi ki olmuştu da.
Zaman denilen kavram yeniden işlemeye başlamıştı. Zaten onsuzken geçirilen onca sene yaşamdan asla kesitler veremiyordu da. Yaşamıyor sadece nefes alıyordum.
Sürekli küfürler savurduğum o hüzünlü aşk şarkıları canımı acıtamıyordu.
Acıtamazdı da zaten. Hiç bir şey bir daha benim canıma kasıtlıca acı katamayacaktı.
O beni her şeyden korurdu. Kimse yaklaşamaz hatta yeltenenlere bile ” Uzak dur benim sevgilimden yoksaaa derinlerde bir yerlerde hissettiğim kaslarımla döverimm seniii” diye bağırırdı.
Kadınımdı, hayat arkadaşımdı.
Hayatımın geri kalanıydı..
Hayatıma tabi giren olmuştu o yokken. Kimse olmadı diyemezdi zaten.
Ama giren ne kadar yer etmişti asıl sorulması gereken buydu.
Şöyle ki kim girerse girsin gülerken hissettiğim yine O’nun varlığıydı. Mutlu anlarımın tek sahibi yine O idi.
O benden habersiz yaşıyordu bir yerlerde. Mutlu sanıyordu yine kendini. Benden farkı yoktu ama işte bir umut yaşamına devam ediyordu.
…
Bir gün geldi.
Yıllarca uyuyan kalplerimiz uyandı.
Birbirini özledi.
Yaratan emretti sanki.
Gece bir ışık düştü kalplere.
Ertesi sabaha birbirlerine koşmaya başladılar.
Yıllarca tozlu paslı odalarda biriken hasret serbest kaldı.
Birbirlerini gördüler ve sıkıca sarıldılar.
Bir daha asla bırakmayacaklardı birbirlerini..
…
Beraberdik, yediğimiz içtiğimiz tekrardan bir olmuştu.
Umutlarımız, hayallerimiz, düşüncelerimiz hepsi yeniden birdi.
Çok özlemiştim.
Kokusu,
Saçı,
Teni..
Hiç değişmemişti.
Yine cennet gibiydi.
Sıkıca sarıldım.
Çok sıkıca sarıldım.
Gözlerimden yaşlar akıyordu.
Mutluluk,
Heyecan,
Yeniden hepsi O idi.
Sonra bıraktım yüzüne gözlerine bir daha baktım.
Tekrardan ve son kere,
Sonsuz olurcasına
Sarıldım..
Varlığı cennet Yokluğu cehennem. Başkada açıklaması olamaz zaten.
Bir gece daha.
Sensiz geçen koca bir gece daha.
Yalnızlığın üzerime gölge düşürdüğü ve hayatın seni bana vermediği bir gece daha.
Tadamadığım sıcaklığını merak ettiğim ve bu yüzden üşüdüğüm bir gece daha.
Daha baskın olmaya başlamıştı sana karşı olan özlem.
Bir dakika.
Sadece bir dakika daha.
Bir yudum kahveye ihtiyacım var.
O kadar acı ki,
Yokluğun siniyor her yudumda.
Beni şu an anlayan tek şey şu duygusal şarkılar ve yokluğunun sindiği acı kahvem.
Ne diyorduk,
Gülüşün evet.
İyi hatırlıyorum o ilk gülüşünü tattığım zamanı.
Güneş kadar sıcacıktı.
Ve hala aklımdan çıkaramıyorum.
Saat ilerlemekte, kahvem iyice acılaşmakta.
Şarkılar ise dahada can acıtmakta.
Ağaçların hışırtısı dans etmekte rüzgarla.
Sen tatlı uykunda
Bilmem kaçıncı rüyanda.
Ben ise dört duvar arası yalnızlıkta.
Zaman geçmek bilmiyor.
Tekilleşmeye başladım belkide.
Ne dersin he?
Yoksa günahlarımın bedelini mi ödüyorum yokluğunda?
Hiç bir çiçek hiç bir parfüm veremiyor o güzel kokunu bana.
Canım çok yanıyor.
Ne yaptın bana böyle?
Ne oldum ben sen söyle.
Nasıl sevdirdin sen kendini böyle..
Kalbim acıyor, ruhun oturmuş yanımda ağlıyor.
Dizin yerine beni yastıklara mahkkum etme.
Gözlerimi ıslak bırakıp uzaklara gitme.
Kal hep yanımda sev beni hep öylece…
Mutluluğu hak eden insanlarız biz
